İl Başkanı Metin Suiçer imzasını taşıyan açıklamada, "TÜİK 2024 verilerine göre, Elazığ'da işsizlik oranı %16,2 ile Türkiye ortalamasının (%9,8) çok üzerinde" olduğu vurgulanarak, üretim kapasitesinin ciddi şekilde eridiği ve genç nüfusun kamu istihdamına yönelmesinin özel sektördeki nitelikli iş gücü açığını derinleştirdiği kaydedildi.
Analiz Edilen Temel Krizler:
Mesleki Eğitim Çöküşü: Sanayi sitelerinde çırak bulunamaması ve meslek edinme motivasyonunun düşmesi nedeniyle, ustalık bilgisi genç kuşaklara aktarılamıyor. MEB verileri, ildeki mesleki teknik liselere kayıt oranlarında son 5 yılda %22 düşüş olduğunu gösteriyor. Memuriyet Odaklı Toplumsal Kültür: Gençlerin yıllarını KPSS hazırlığına harcaması, iş gücü piyasasına katılımı geciktiriyor; bu durum hem üretimi hem de toplumsal dinamizmi felç ediyor. Sanayinin Tarihsel Gerilemesi: 1970'lerde Doğu Anadolu'nun sanayi üssü olan Elazığ, özelleştirme politikalarıyla kamuya ait stratejik tesislerini (Sümerbank, Et Balık Kurumu vb.) kaybetti. Bugün sadece Elazığ Şeker Fabrikası kamu kökenli büyük ölçekli tesis olarak faaliyette.Partizanlık ve Liyakatsizliğin Etkisi:
Açıklamada, kamu ve özel sektörde partizan kadrolaşma ile liyakatsiz atamaların verimliliği düşürdüğü, yatırım ortamını olumsuz etkilediği ve yetenekli gençlerin göçünü tetiklediği belirtildi. 2023 yılında Ticaret ve Sanayi Odası verilerine göre, ildeki organize sanayi bölgelerinde doluluk oranı %64'te kalmıştır.
Somut Çözüm Önerileri:
HÜDA PAR Elazığ, krize karşı acil eylem planını şu başlıklarla sundu:
Uluslararası Düzenlemelerin Etkisi ve Potansiyel:
İklim değişikliği gerekçesiyle getirilen AB Sınırda Karbon Düzenlemesi (CBAM) gibi uygulamaların, yerli üretici ve KOBİ'ler üzerinde ek maliyet baskısı oluşturduğuna dikkat çekildi. Zengin mermer yatakları, krom rezervleri (ETB verilerine göre il, Türkiye krom rezervinin %15'ine sahip), tarihi Harput mirası ve genç nüfusuna rağmen, Elazığ'ın potansiyelini kullanamaması "kabul edilemez" olarak nitelendirildi.
Suiçer'den Çağrı ve TBMM Süreci:
İl Başkanı Metin Suiçer, "Bu ülke, masa başında yazılan değil, sokakta konuşulan gerçeklerle ayağa kalkar" diyerek, tüm siyasi partilere partizanlıktan uzak durma çağrısı yaptı. Esnaf ve muhtarlarla yapılan saha görüşmelerinden derlenen verilerin TBMM'ye rapor olarak sunulduğunu, "üretimi önceleyen, insanı merkeze alan bir anayasa tartışmasının" gündemde olduğunu belirtti.
Açıklama, "Bu çağrı, sadece bir siyasi duruş değil; insani bir krize dönüşen ekonomik çöküşe karşı yapılan vicdani bir uyarıdır" ifadesiyle son buldu.