Suiçer’den ‘Laiklik’ Çıkışı: “Manevi Eğitime Engel Olamazsınız”
“Malum Çevrelerin Ramazan Hazımsızlığı”
Suiçer, özellikla bazı gazeteci ve sendikaların Ramazan coşkusunu hedef almasını kınadı. Son günlerde gazeteci Şirin Payzın’ın, Ankara’da bir ilkokulda düzenlenen iftar programı için sarf ettiği “Tarikat toplantısı değil bu” sözlerini hatırlatan Suiçer, şu ifadeleri kullandı :
“Bir ilkokuldaki iftar sofrasına ‘tarikat toplantısı’ diyerek iftira atan şahsiyet erozyonuna uğramış zihniyeti şiddetle kınıyorum. Onlara göre çocuklar sadece tüketim kölesi, sadece ekran bağımlısı olarak yetişmeli. Çocukların ‘Bismillah’ demesi onları rahatsız ediyor ama bir çocuğun bir menfaat karşılığında istismar edilmesine sesleri çıkmıyor. Bu ikiyüzlülük, bu ahlaki çöküş milletin feraseti önünde iflas etmiştir.”
“Epstein’a Susan, İftar Sofrasına Saldırır!”
Açıklamasında uluslararası çocuk istismarı skandallarına dikkat çeken Suiçer, Jeffrey Epstein dosyasını ve dünya çapındaki pedofili şebekelerini gündeme getirdi. Suiçer, “Dün dünya, sefahat düşkünü zenginlerin çocukları hedef alan şebekelerini konuşurken bu çevrelerden ses çıkmadı. Küresel istismar ağlarına karşı tek kelime etmeyenlerin, bugün kalkıp Diyanet’in 4-6 yaş Kur’an kurslarına, çocukların camiyle buluşmasına ‘pedagoji’ maskesiyle saldırması, düpedüz fıtrat savaşıdır” dedi .
Suiçer, bu kesimlerin asıl korkusunun “neslin imanlı yetişmesi” olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Gazze’de çocuklar bombardıman altında can verirken sus pus olanlar, Ramazan davulu çalan çocuklardan rahatsız oluyor. Bu nasıl bir vicdandır? Bir tarafta siyonist çetelerin katlettiği çocuklar, diğer tarafta ‘oruç size misafir geliyor’ diyen masum yavrular. Siz o kiralı kalemlerinizle hangi tarafta durduğunuzu belli ettiniz. Siz, Gazze’nin yetimlerine değil, iftar çadırındaki ekmeğe düşmansınız!”
“Asimilasyon Diyenler, Öz Evlatlarının Kimliğini Çalıyor”
Bazı Alevi federasyonları derneklerin Ramazan etkinliklerini eleştirerek velilere “itiraz dilekçesi” dağıtmasını da değerlendiren Suiçer, bu durumu “haince bir sabotaj” olarak nitelendirdi . Bu uygulamayı “asimilasyon” olarak nitelendirmesine tepki gösteren Suiçer, şunları söyledi:
“Asimilasyon diyorlar. Nedir asimilasyon? Bir çocuğun anadilini unutturmaktır. Peki sizin Kürtçe dersi için imza topladığınız yerde kaç çocuk var? 10 kişi bulamıyorsunuz da çocukların hakkını korumaya kalkıyorsunuz! Asıl asimilasyon, çocukların öz benliğinden, öz kültüründen koparılmasıdır. Onların ‘ben Müslüman’ım’ demesini engellemeye çalışmak, onları köksüz bırakmaktır. Okullara gönderdiğiniz itiraz dilekçeleriyle değil, çocuklarınızın elinden tutup onları camiye, Kur’an’a götürün!”
“Laiklik Maskesiyle Çocukları Ahlaki Çöküntüye Mahkum Ediyorlar”
Suiçer, laiklik vurgusu yapan çevrelerin asıl amacının çocukları dinsizleştirmek olduğunu öne sürerek, Kosova ve diğer ülkelerde Müslüman çocuklara gösterilen saygıyı Türkiye’deki bazı çevrelerin göstermediğini belirtti . “Dünyada bir yerde Ramazan’da okul saatleri düzenleniyor, çocukların orucuna saygı duyuluyor. Peki siz ne yapıyorsunuz? Çocuğun oruç tutmasına değil, oruçlu olduğu için ona ekstra saygı gösterilmesine karşı çıkıyorsunuz. Kosova’da Müslüman çocuk için düzenleme yapılır, burası Türkiye’de yapılmaz mı?” diye sordu.
Açıklamasının sonunda Suiçer, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bu millet, 28 Şubat’ta da imam hatip liselerine, Kur’an kurslarına saldıranları gördü. Bugün de ‘Ramazan etkinliği olmasın’ diyenleri görüyor. Yarın da çocuklarının elinden imanı almaya kalkanlara karşı dimdik duracak. Biz çocuklarımızı ne Epstein şebekelerine, ne tinerci çetelere, ne de ahlaksız dijital oyunlara yem edeceğiz. Çocuklarımızın elleri Kur’an’dan, alınları secdeden, gönülleri imandan uzak kalmayacak. Ramazan bereketiyle geliyor, onu karşılamaya hazır olun!”
Admin





















