Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Nurullah Öner, Elazığ’ın ekonomik geleceğini yüksek katma değerli üretim üzerine inşa etmeyi hedefleyen “Elazığ Sağlık Teknolojileri İhtisas OSB Master Planı 2027–2035” projesini açıkladı.
Proje ile Elazığ’ın; medikal cihazlardan implant teknolojilerine, sağlık yazılımlarından yapay zekâya, biyoteknolojiden robotik cerrahi sistemlerine kadar geniş bir alanda üretim, Ar-Ge, klinik doğrulama ve ihracat merkezi haline getirilmesi hedefleniyor.
Öner, projenin yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi kurulması anlamına gelmediğini, üniversite, hastaneler, sanayi, girişimciler ve yatırımcıları aynı ekosistemde buluşturacak yeni bir ekonomik kalkınma modeli olduğunu ifade etti.
“Biz Elazığ’ın geleceğini sadece bugünün sektörleri üzerinden değil, dünyanın önümüzdeki 20–30 yılda büyüyecek sektörleri üzerinden de planlamak zorundayız. Sağlık teknolojileri bunların başında geliyor. Hedefimiz, Elazığ’ı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sağlık teknolojileri üretim ve ihracat üssü haline getirmektir.”
1.000 Dönümlük Sağlık Teknolojileri İhtisas OSB
Master Plan kapsamında yaklaşık 1.000 dönümlük Sağlık Teknolojileri İhtisas OSB öngörülüyor.
Ancak projenin merkezinde yalnızca fabrika alanları bulunmuyor.
Model;
Sağlık Teknolojileri İhtisas OSB + Ar-Ge Kampüsü + Sağlık Teknolojileri Enstitüsü + Girişimcilik Merkezi + Klinik Doğrulama Ağı
olmak üzere beş temel yapının aynı ekosistemde çalışmasını öngörüyor.
Böylece Elazığ’da geliştirilen bir sağlık teknolojisinin fikir aşamasından prototipe, test ve klinik doğrulamadan seri üretime ve nihayetinde dünya pazarlarına ulaşmasına kadar ihtiyaç duyduğu altyapının tek bir şehirde oluşturulması hedefleniyor.
“Fırat Üniversitesi ve Hastanelerimiz Büyük Bir Avantaj”
Elazığ’ın bu yatırım için önemli bir altyapıya sahip olduğunu belirten Öner, özellikle Fırat Üniversitesi ile şehirdeki sağlık kuruluşlarının stratejik önemine dikkat çekti.
“Elazığ’ın en büyük avantajlarından biri Fırat Üniversitesi gibi güçlü bir akademik kuruma ve önemli sağlık altyapısına sahip olmasıdır. Üniversitemizin mühendislik ve sağlık bilimleri kapasitesini sanayiyle birleştirebiliriz. Fethi Sekin Şehir Hastanesi, üniversite ve özel hastanelerimizin dahil olacağı klinik doğrulama sistemiyle Elazığ’da geliştirilen ürünlerin test, doğrulama ve pazara hazırlık süreçlerini destekleyebiliriz.”
Medikal Cihazdan Yapay Zekâya Kadar Yeni Bir Sanayi Ekosistemi
Projede hedeflenen üretim alanları arasında;
medikal cihazlar, ortopedik implantlar, travma ürünleri, cerrahi el aletleri, tek kullanımlık sağlık ürünleri, sterilizasyon sistemleri, hastane ve ambulans ekipmanları, laboratuvar cihazları, medikal elektronik, sağlık yazılımları, yapay zekâ çözümleri, robotik cerrahi bileşenleri, biyoteknoloji ve giyilebilir sağlık teknolojileri bulunuyor.
Üretim kapasitesinin 2027–2035 döneminde üç aşamada geliştirilmesi öngörüyoruz.
İlk aşamada hızlı ticarileşebilecek ürünlere, ikinci aşamada daha ileri teknoloji gerektiren tıbbi cihazlara, üçüncü aşamada ise yapay zekâ, robotik cerrahi, akıllı implant ve dijital sağlık teknolojilerine geçilmesi hedefleniyor.
Hedef Sadece Türkiye Pazarı Değil
Öner, kurulacak sağlık teknolojileri sanayisinin başlangıçtan itibaren ihracat odaklı tasarlanması gerektiğini belirtti.
“Elazığ’da kurulacak bir fabrikanın pazarı sadece Elazığ veya Türkiye olmamalıdır. Avrupa Birliği, Orta Doğu, Türk Devletleri, Afrika ve Balkanlar bizim doğal hedef pazarlarımız olmalıdır. Üretim sistemimizi daha başlangıç aşamasında uluslararası kalite, regülasyon ve ihracat standartlarına göre kurmalıyız.”
Türkiye’nin Tıbbi Cihaz Açığına Elazığ’dan Çözüm
Master Plan çalışmasında Türkiye’nin tıbbi cihaz sektöründeki dış ticaret yapısına da dikkat çekiliyor.
Çalışmada kullanılan 2024 verilerine göre Türkiye’nin yaklaşık 3,14 milyar dolarlık tıbbi cihaz ithalatına karşılık 1,26 milyar dolarlık ihracatı bulunuyor. Tıbbi cihaz dış ticaret açığı yaklaşık 1,88 milyar dolar seviyesinde.
Öner, bu tabloyu Elazığ açısından önemli bir sanayileşme fırsatı olarak değerlendirdiklerini belirtti.
“Türkiye bugün sağlık teknolojilerinde önemli miktarda ithalat gerçekleştiriyor. Biz neden bu ürünlerin bir bölümünü Elazığ’da üretmeyelim? Neden ithal ettiğimiz teknolojilerin yerlileştirilmesinde Elazığ öncü şehirlerden biri olmasın? Bu proje yalnızca Elazığ’a değil, Türkiye ekonomisine de kazandırabilecek bir projedir.”
10 Bin Doğrudan İstihdam Hedefi
Master Planın 2035 stratejik hedefleri arasında 300 üretici firma, 10 bin doğrudan istihdam, yüksek ölçekli üretim ve ihracat kapasitesi ile uluslararası sağlık teknolojileri kümelenmesi bulunuyor.
Projenin ekonomik etki senaryolarında ise 2035 ölçeğinde 1,05–1,35 milyar dolar yıllık katma değer ve doğrudan-dolaylı etkilerle 20–30 bin kişilik toplam istihdam potansiyeli öngörülüyor.
Öner, bu rakamların nihai yatırım taahhüdü değil, Master Plan kapsamında ortaya konulan stratejik hedefler olduğunu özellikle belirterek, ilk aşamada ön fizibilite, yatırımcı talep analizi ve resmi süreçlerle hedeflerin doğrulanacağını ifade etti.
Cari Açığa Yıllık Yüz Milyonlarca Dolarlık Katkı Potansiyeli
Master Plan kapsamında oluşturulan baz senaryoda yıllık 900 milyon dolarlık üretim ölçeğine ulaşılması halinde; ihracat, ithalat ikamesi ve üretimde kullanılacak ithal girdiler birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 407 milyon dolarlık yıllık net döviz katkısı potansiyeli hesaplanıyor.
Bu rakam, mevcut tıbbi cihaz dış ticaret açığının yaklaşık yüzde 22’sine karşılık geliyor.
Öner konuya ilişkin şunları söyledi:
“Bir OSB projesini sadece kaç dönüm arazi tahsis edildiği veya kaç fabrika kurulduğuyla değerlendirmemeliyiz. Asıl soru şudur: Türkiye’nin hangi ithalatını azaltıyoruz? Ne kadar ihracat gerçekleştiriyoruz? Kaç nitelikli insanımıza iş sağlıyoruz? Elazığ’da ne kadar katma değer bırakıyoruz? Biz projelerimizi bu anlayışla hazırlıyoruz.”
“Gençlerimiz Elazığ’dan Gitmek Zorunda Kalmamalı”
Sağlık teknolojilerinin yüksek nitelikli istihdam oluşturma kapasitesine de dikkat çeken Öner, projenin Elazığ’ın genç nüfusunu şehirde tutmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
“Mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, sağlık çalışanlarımızın ve genç girişimcilerimizin çalışabileceği yüksek teknoloji şirketlerini Elazığ’a getirmeliyiz. Gençlerimize sadece iş değil, kariyer sunabilecek bir şehir oluşturmalıyız.”
“Kazandıran Oda Proje Üreten Odadır”
Öner, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın şehir ekonomisinin geleceğine ilişkin büyük projelerin geliştirilmesinde öncü rol üstlenmesi gerektiğini belirterek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bizim ‘Kazandıran Oda’ anlayışımız sadece üyelerimizin günlük sorunlarını çözmekten ibaret değildir. Elbette üyemizin finansman, ihracat, pazar ve bürokrasi sorunlarının yanında olacağız. Ama aynı zamanda Elazığ’ın 10 yıl, 20 yıl sonrasını da düşünmek zorundayız.
Elazığ artık sadece teşvik bekleyen bir şehir olmamalıdır. Proje geliştiren, yatırımcı çeken, teknoloji üreten ve dünya pazarlarına ürün satan bir şehir olmalıdır.
Sağlık Teknolojileri İhtisas OSB bu anlayışın en önemli projelerinden biridir.
Hedefimiz açık: Üreten Elazığ, teknoloji geliştiren Elazığ, ihracat yapan Elazığ ve gençlerine gelecek sunan Elazığ.
Kazandıran Oda; sadece bugünü yöneten değil, şehrin geleceğini hazırlayan odadır.”
Nurullah Öner
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı